
Türkiye’nin en kapsamlı, Avrupa’nın sayılı yapay zekâ zirveleri arasında gösterilen AI Tomorrow Summit, 4-5 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirildi. Kamu, özel sektör, akademi ve teknoloji ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getiren zirvede, yapay zekâ yönetişimi, veri ekonomisi, dijital egemenlik, insan kaynağı, etik ilkeler, güvenilir yapay zekâ uygulamaları ve yeni nesil regülasyon yaklaşımları gibi birçok stratejik başlık ele alındı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, zirve kapsamında düzenlenen “Karar Noktası: Yapay Zekâda Kamu Gücü ve Stratejik Yön” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, ekonomik rekabet, ulusal kapasite ve stratejik bağımsızlık açısından belirleyici bir unsur hâline geldiğini vurguladı.
Yapay Zekâ Yarışı Artık Ülkeler ve Ekosistemler Arasında Yaşanıyor
Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca güç dengelerini, ekonomik düzeni ve toplumların geleceğini şekillendirdiğini belirten Başkan Karagözoğlu, yapay zekânın da benzer ölçekte bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğini ifade etti.
Yapay zekâ çağında asıl tartışmanın teknolojinin varlığı değil, bu dönüşüme kimlerin yön vereceği olduğunu vurgulayan Başkan Karagözoğlu, ülkelerin yapay zekâyı ekonomik rekabet güçlerini artırmak, kamu hizmetlerini dönüştürmek ve stratejik kapasitelerini geliştirmek amacıyla öncelikli yatırım alanları arasında değerlendirdiğini söyledi.
Küresel ölçekte yapay zekâ yatırımlarının hızla arttığına dikkat çeken Karagözoğlu, uluslararası araştırmalara göre küresel yapay zekâ harcamalarının 2026 yılında 2,59 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, yapay zekâ yarışının artık sadece teknoloji şirketleri arasında değil, ülkeler, ekosistemler ve stratejik yaklaşımlar arasında yaşandığını ifade etti.
Verinin ekonomik büyümeden kamu hizmetlerine kadar birçok alanda stratejik önem kazandığını kaydeden Başkan Karagözoğlu, yapay zekâ çağında devletlerin yalnızca düzenleyici değil, güven oluşturan, altyapı geliştiren ve geleceğe yönelik stratejik yön belirleyen aktörler olarak öne çıktığını vurguladı.
Yapay zekânın beraberinde getirdiği fırsatların yanında önemli riskler de bulunduğunu belirten Karagözoğlu, deepfake teknolojileri, dezenformasyon, kişisel veri güvenliği ve kritik altyapılara yönelik siber tehditlerin yeni dönemin öncelikli başlıkları arasında yer aldığını ifade etti. Güvenilir, şeffaf ve etik ilkelere dayalı yapay zekâ anlayışının sürdürülebilir dijital dönüşüm açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin güçlü telekomünikasyon altyapısı, dijital kamu hizmetlerindeki tecrübesi, veri merkezi yatırımları ve siber güvenlik kapasitesiyle yapay zekâ alanında önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Başkan Karagözoğlu, yerli ve millî teknoloji geliştirme vizyonunun stratejik önem taşıdığını vurguladı. Dijital çağda egemenliğin yalnızca fiziki sınırların korunmasıyla değil, verinin korunması, kritik altyapıların güvence altına alınması ve yerli kapasitenin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Karagözoğlu, Türkiye’nin dijital geleceğinin nitelikli insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle şekilleneceğini kaydetti.