TÜKETTİĞİMİZ KADAR ÜRETMELİ VE PAZARLAMALIYIZ

10.10.2017

Dijital Oyunlar Çalıştayı’nda konuşan BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, “Dijital oyun sektöründe dünya pazarından katıldığımız kadar pay almalı, tükettiğimiz kadar da üretmeli ve pazarlamalıyız.” dedi.

 

Uluslararası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Dijital Oyunlar Çalıştayı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Merkez Yerleşkesinde gerçekleştirildi. BTK ev sahipliğinde Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen çalıştaya, BTK Kurum Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Kılıç, İnternet Dairesi Başkanı Dr. Mustafa Küçükali, Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Betül Ulukol, Milli Eğitim Bakanlığı YEĞİTEK Genel Müdürü Dr. Bilal Tırnakçı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Selahattin Güven, Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürü Huzeyfe Yılmaz ve sektör temsilcileri katıldı.

 

OYUN BASİTÇE “OYUN” OLARAK KABUL EDİLEMEZ

 

Oyunu basitçe “oyun” olarak kabul etmenin, çok yüzeysel ve verimsiz bir algılama olduğunu belirten Sayan, “Bugün geldiğimiz noktada 4.5G kesintisiz iletişimin, akıllı cihazların, üst düzey bilgisayarların, giderek gelişmekte olan nesnelerin internetinin, bütün sektörler için çarpan etkisi oluşturacak olan endüstri 4.0’ın, 5G’ye doğru hızla ilerleyen dünyada yerini almak üzere hazırlanan 3 Boyutlu yazıcıların ve burada sayabileceğimiz daha birçok yeni imkanın dijital oyun sektöründe yeni çığırlar açacağını ve açmakta olduğunu görüyoruz. Bütün bunların en büyük faydasının, önceleri tek boyutlu olarak katıldıkları oyun dünyasında, çocukların daha katılımcı olabilmelerini sağlamak olacağını düşünüyorum. Bir sektörün bu kadar kısa sürede bu noktalara gelmiş ve bu gibi hususları değerlendiriyor/alternatifler oluşturuyor olmasının büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum. Bugün 100 milyar doları geçen sektör büyüklüğünden ve bizi her gün şaşırtan yeniliklerden bahsediyorsak bu potansiyele dikkat etmemiz gerekiyor.” dedi.

 

DİJİTAL OYUNLARI MAVİ BALİNA ÜZERİNDEN TARİF EDEMEYİZ

 

Dijital oyun sektörünün çok haksız eleştirilerin hedefi olduğunu düşündüğünü dile getiren Sayan, “Yeterince destek alamamaya haksız eleştirileri, görmezden gelinmeyi de eklerseniz ortaya üzerinde çokça düşünülmesi ve tartışılması gereken birçok konu çıkıyor. Bir büyük medeniyetin evlatları olarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğinde önemli bir yere sahip olan dijital oyunlar sektörüne üvey evlat muamelesi yapmaktan vazgeçmeliyiz. Bir işi, bir grubu, bir sektörü, bir ülkeyi sadece kötü örnekler üzerinden tarif etmenin haksızlık olduğunu hepimiz biliyoruz. Evet! Kötü ve problemli olanlarla ilgili hemen inisiyatif almak gerekiyor ancak, sektörle gerek kamunun, gerek basının, gerek eğitim camiasının münasebetlerinin bu düzeyde kalması doğru değil… Nasıl ulaşımı trafik kazaları, sağlık sistemini hayatını kaybedenler, gastronomiyi yemekten zehirlenenler üzerinden tarif edemiyorsak, dijital oyunları da mavi balina üzerinden tarife kalkmamalıyız. Bu hususta gerek kamuoyunu gerek medyamızı doğru bilgilendirmenin BTK olarak takipçisi olacağımızı ifade etmek isterim. Çünkü amacımız sadece üzüm yemek.” ifadelerini kullandı.

 

BİZ DÜNYAYA SÖZÜ OLAN BİR MEDENİYETİZ


Geleceğimizi şekillendirecek birikimlerimizden birinin de geçmişim olduğunu hatırlatan Sayan, “Dünyada söz sahibi olan 3-5 medeniyetten biriyiz. Hatta kendi havzalarının dışını etkileyenleri dikkate alırsanız tek rakibimiz Roma’dır. Biz dünyaya sözü olan bir medeniyetiz. Bu sözümüzü bu zamanda da söylemek durumundayız. Çünkü dünyanın buna ihtiyacı var. Bir tarafta en üst özelliklere sahip dijital makinalarla trend haline gelmiş sanal gerçeklik oyunlarını oynayan çocuklar varken, bir tarafta da –o savaş oyunundaki gibi- üstüne gerçekten bombaların yağdığı çocuklar, gençler ve kadınlar varsa, bu dünyaya söylenecek çok söz vardır ve biz bunu her dilde olduğu gibi oyun diliyle de söylemeliyiz.” şeklinde konuştu.

 

MÜKEMMEL OLMAKTAN DEĞİL, İYİ OLMAKTAN SORUMLUYUZ

 

Dijital oyunların oynayarak öğrenme, çocuk gelişimine etkileri ve sosyal iletişim gibi yönlerden katkılar sunmasının yansıra oyunlardaki şiddet, müstehcenlik ve kumara teşvik gibi içeriklerin dijital oyunların özellikle çocuk ve gençler üzerinde oluşturabileceği zararların başını çektiğini vurgulayan Sayan şunları söyledi: “Katma değer yaratmayan oyunların aşırı tüketimi hem oyun bağımlılığına yol açabilmekte hem de zaman israfına sebebiyet verebilmektedir. Burada çocuk-aile ilişkisi ve çocuğun eğitim öğretim hayatında dijital okur-yazarlığın yeri önemli rol oynamaktadır. Hiç şüphesiz eğlence amaçlı kullanılması gereken dijital oyunlarda sunulan içeriklerin çocuk gelişimine zarardan ziyade fayda yaratacak şekilde tasarlanması gerekmektedir. Biz Bin yıldan beri Anadolu topraklarında yaşıyoruz. Bu toprakları sadece Farmville, Hayday, Farming Simülatör, Sim City oynayarak değil; biraz da Call of Duty, Battlefield, Red Alert, Age of Empires oynayarak elimizde tuttuğumuzu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızın savaş oyunlarından tamamen ayrışmış olması gibi ütopik, gerçeklerden çok uzak fikirlerimiz olmamalı. Devasa bir sektörden bahsediyorsak, imkan/mümkün dengesini iyi değerlendirmeliyiz. Mükemmel için iyi feda edilmez. Tamamı elde edilmeyenin tamamı terk edilmez. Biz bu dünyada mükemmel olmaktan değil, iyi olmaktan sorumluyuz.”

 

TÜKETTİĞİMİZ KADAR DA ÜRETMELİ VE PAZARLAMALIYIZ

 

Dijital Oyunların Türkiye’de toplamda 775 milyon dolarlık bir sektör olduğunu aktaran Sayan şu bilgileri paylaştı: “Doğru destek politikalarıyla ülkemiz dijital oyun sektörünün büyük bir genişleme yaşama imkân, zemin ve kabiliyeti bulunmaktadır. Bunları ifade ediyorum çünkü genç nüfusa sahip bir ülkeyiz. Ve gençlerimiz de yoğun bir şekilde oynuyorlar. Günde -2017 yaklaşık verisi ile söylüyorum- 31,2 milyon oyuncu ile 40 milyon saat oynuyoruz. 2016 itibarı ile oyuncu sayımız 29 milyon 300 bin görünüyor. Bunlar çok büyük rakamlar. Toplam hasılatın ise % 42,5 i mobil oyunlardan, % 57,5 i bilgisayar ve oyun konsollarından oynanan oyunlardan elde edilmiş. Türkiye’de 20 binden fazla internet kafe bulunuyor ve her ay aktif 7.5 milyon oyuncu buraları ziyaret ediyor. Oyun oynama süresi olarak ilk 3’teyiz. On-line oyunlara katılıma göre 11. Sıradayız. Diğer unsurlar eklendiğinde bu sıralamada daha öne de gelebiliriz. Bunlara karşılık gelir bakımından ise 16. Sırada bulunuyoruz. 2023 hedeflerine doğru ilerleyen bir Türkiye’nin bunu kabul etmesi mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın hep bir hatırlatması vardır: “Eskiden, Su akar, Türk bakar diye bir söz vardı. O devirler geride kaldı. Bunu kabullenmemiz mümkün değil” diye… Bizim de kabul etmememiz gerekir. Dünya pazarından hiç olmazsa katıldığımız kadar pay almalıyız. Tükettiğimiz kadar da üretmeli ve pazarlamalıyız.”

 

DİL BİR MİLLETİN KÜLTÜRÜDÜR

 

Sosyal medya okuryazarlığında dilin doğru kullanılmasına da değinen Sayan, “Unutulmamalıdır ki teknoloji hiçbir milletin kültürü değildir, sadece bir araçtır. Fakat dil bir milletin kültürüdür, millet olduğunun bir göstergesidir. Teknoloji bir anda yok olsa kültürler ve milletler zarar görmez lakin dilde uğranılan zarar, kültürü de milleti de etkiler. Bu sebeple teknoloji ve bunun somut getirisi olan internette, sosyal medyada ve mesajlaşma uygulamalarında dilimizi yozlaştırmadan kullanmak gerekiyor. Dili düzeltecek olan millet olarak yine biziz. Bunu da sanal ortamda dili doğru kullanan bilinçli birer internet kullanıcısı olarak hep beraber başarabileceğimize inanıyorum. Bu yüzden dijital oyunlarda da buna dikkat edilmelidir.” dedi.

 

YERLİ ÜRETİCİLERİMİZE DESTEK VERMEYE HAZIRIZ

 

Yerli üreticilerimizin ortaya koyduğu doğru kurgulanmış, doğru tasarlanmış işlere destek vermeye, üreticilerimizi her alanda desteklemeye, işlerinin hızlanmasına yardımcı olmaya hazır olduklarını hatırlatan Sayan, Çocuk ve Bilgi Güvenliği Etkinliklerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir misyon üstlenen başta Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği’ne ve Başkanına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına, Gençlik ve Spor Bakanlığına ve emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasına son verdi.

 

BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın ardından, Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Betül Ulukol, Milli Eğitim Bakanlığı YEĞİTEK Genel Müdürü Dr. Bilal Tırnakçı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Selahattin Güven, Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürü Huzeyfe Yılmaz da birer konuşma yaptı. Çalıştay; Dijital Oyunlar İçin Çocuk ve Aile Rehberliği, Eğitimde Dijital Oyunların Kullanılması, Elektronik Spor, Dijital Oyunların Üretim Süreçleri ve Dijital Oyun Sektörü, Dijital Rekabet ve Topluluk Yönetimi konulu oturumların ardından sona erdi.


Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Eskişehir Yolu 10.Km No:276 06530 Çankaya/Ankara
© 2017 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - Tüm Hakları Saklıdır