SİBER GÜVENLİK İÇİN YERLİ ALTYAPI, YERLİ YAZILIM

22.2.2017

IDC Securıty Roadshow/BT Güvenliği Konferansı’nda konuşan BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, siber dünyada kendi altyapımıza sahip olmamız gerektiğinin altını çizerek “Siber güvenlik alanında çözüm üreten, proje üreten tüm firmalara kapımız açık.” dedi.

 

Ankara Bilkent Otel’de IDC (International Data Corporation) önderliğinde özel sektörden ve sivil toplumdan paydaşların desteği ile düzenlenen IDC Securıty Roadshow/BT Güvenliği Konferansı’na BTK Kurul Üyesi Figen Kılıç, BTK uzmanları ile kamu ve özel sektörden birçok temsilci katıldı.

 

HEDEFİMİZ ÜLKEMİZİ VERİ ÜSSÜ HALİNE GETİRMEK


Ülkemizin veri üssü olma hedefinde önemli bir proje niteliğinde olan Güney Doğu Asya, Orta Doğu ve Batı Avrupa 5  (SEA ME WE 5) denizaltı kablo sistemi projesine dikkat çeken Sayan, “Şu anda dünyada 300 civarında faal, 30 civarında da yapımı devam eden denizaltı kablo var. Artık içerik sağlayıcılar da kendi denizaltı kablolarını sermeye başladı. Çünkü Endüstri 4.0 ile her şey bulut ve her şey her yerde. Bu da son derece hızlı altyapı ve en üst seviyede güvenlik gerektiriyor. Mesela Google ve Facebook birlikte Los Angeles ile Hong Kong arasında denizaltı kablo döşüyorlar ve 2018'de bitmesi planlanan projede 120 terabit per second bir hız verilecek.Yüksek kapasitede inşa edilebilen deniz altı kablo sistemleri, bir taraftan uluslararası kapasite ihtiyacımızı karşılarken, diğer taraftan ülkemizin coğrafi konumu nedeni ile ülkemize uluslararası transit trafik taşınmada önemli avantaj sağlıyor. Doğu-Batı dualizmi burada da ortaya çıkıyor. Yani Ülkemizin dünya coğrafyasında bir hub niteliğindeki önemini açıkça görebiliyoruz.Bu noktada bir diğer hedefimiz, ülkemizin tıpkı tarihte ticaret yollarının geçiş güzergahı olması ve havayollarında adeta bir “hub” konumuna gelmesi gibi, veri merkezleri alanında da cazip koşullarının oluşturulması suretiyle veri üssü haline gelmesidir.” şeklinde konuştu.

 

BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNDE BAŞARI İNOVASYONDAN GEÇİYOR


Bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründeki hızlı gelişme ve değişmelerin bu konularda başarılı olabilmenin yolu inovasyondan geçtiğini gösterdiğini aktaran Sayan, “AB’de sabit ve mobil operatörlerin kârları, 2020 yılına kadar 60 milyar Euro azalacak. Ancak, bu işletmeler içerik ve katma değerli hizmetlere yatırım yaptıkları takdirde, bu kâr düşüşünden daha da fazlasını kazanabilecekler. İşte bunun için, bugün pek çok sabit/ mobil işletmecinin Ar-Ge Merkezleri var ve buralarda katma değerli hizmetler üretmeye çalışıyorlar. Çünkü bu üretime ayak uyduran işletmeciler büyümeye devam edecek, uyduramayanlar ise küçülmek zorunda kalacaklar. Önümüzdeki yıllarda inovasyonun odaklanacağı, üzerinde öncelikle durulan konular da başlıca 5 alanda yoğunlaşıyor, bunlar;1-5G teknolojisi, 2-Bulut bilişim, 3-Nesnelerin interneti, 4-Büyük veri ve 5-Siber güvenliktir. 1 Nisan 2016 tarihinde ülkemizde kullanılmaya başlanan 4.5G hizmeti artık hayatımızda daha fazla yer ediniyor. 4,5 G Mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 1,9 GByte seviyesinde gerçekleşirken, 4.5G abonelerinin data kullanımı 3,4 GByte olarak gerçekleşti.” dedi.

 

5G’DE ÖNCÜ ÜLKELER ARASINDA OLMAK İSTİYORUZ


“Kaynak kodlarına sahip olmadığınız ya da yerli olarak üretmediğimiz hiçbir kritik altyapı bileşeninin güvenliğinden de emin olamayız.” diyen Sayan, BTK olarak yaptıkları çalışmaları şöyle sıraladı: “Çalışmalarımızı ve vizyonumuzu bu hususu göz önüne alarak tasarlamamız gerekmektedir. BTK olarak, tüm kritik altyapılar tarafından kullanılan elektronik haberleşme altyapısında yerli ürünlerin yer alması konusundaki teşvik ve yönlendirmelerimiz de devam etmektedir. 2009 yılında 3G ihalesi ile zorunlu tuttuğumuz yerlilik ve Ar-Ge şartlarını 4,5G ihalesi ile daha da ileri taşımanın gururunu yaşıyoruz.Dünyada Sürdürülebilir Kalkınma için üretim yapmanın gerekliliği yeniden üzerinde önemle durulmaya başlanan bir değer olarak yükselmektedir. Artık sanayide de dijital dönüşüm zorunlu hale gelmiştir. Dijital dönüşüm ancak, genişbant erişim altyapısı güçlü olan ülkeler tarafından gerçekleştirilebilecek. Bu nedenle 5 G’de öncü ülkeler arasında olmak istiyoruz. 5G konusunda çalışmalara öncelikli olarak başlamış bulunuyoruz. 4.5 G için yapılacak yatırımlar, 5 G için çalışmaların yapıldığı yol haritasında önemli köşe başlarını oluşturacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyon doğrultusunda inşallah dünyada 5 G hizmetlerinden ilk yararlanan ülkeler arasında olacağız ve bunu özellikle yerli imkanları en üst seviyede kullanarak gerçekleştireceğiz. Bu amaçla kamu, üniversite ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda 5GTRforumu kurduk.  Özellikle, üretimde kat edeceğimiz mesafe ile yerli üretim lehine önemli gelişmeler sağlayacağız. Önceki nesillerde büyük oranda ithalata dayalı olarak yapılan altyapı, donanım, hizmetler ve içeriğin, 5G ile değişeceğini ve yerli üretimin payının artacağını öngörüyoruz.”

 

BİLİŞİM ALANINDA "FİKRİM VAR" DİYEN HERKESE KAPILARIMIZ SONUNA KADAR AÇIK


Önümüzdeki yıllarda, büyük veriyi elinde bulunduran ve bunu iyi analiz edip faydalı bilgiye dönüştüren firmalar ve ülkelerin rekabetçi avantaj elde edeceklerini belirten Sayan,“Bu açıdan, iki önemli hedefimiz var;

1.Ülkemizde üretilen verinin teknik bir zorunluluk olmadığı sürece yurtdışına çıkarılmamasını sağlamak ve

2.Ülkemizi bölgesel olarak bir veri merkezi haline getirmek için cazip koşulları oluşturmak

Bu noktada, sizlerle veri merkezlerimizi ilgilendiren güzel ve nispeten yeni bir gelişmeyi de paylaşmak istiyorum. Kasım ayının sonunda yayımlanan 678 sayılı KHK ile bir “Cazibe Merkezleri Programı” yürürlüğe konulmuştur. Bu program Türkiye Kalkınma Bankası aracılığıyla yürütülecektir. Program kapsamında Hazine Müsteşarlığı bütçesinden karşılanacak çeşitli destekler verilecektir. Ayrıca, Kasım ayında Başbakanımızın talimatıyla Bakanlığımız tarafından veri merkezi sektörünün desteklenmesine yönelik olarak bir “Teşvikler ve Tedbirler” paketi de yürürlüğe konulmuştur. Bu çerçevede Veri Merkezlerinin sundukları hizmetlere olan talebin artırılması ve son olarak da yabancı oyuncuların da Ülkemize çekilmesi hedeflenmektedir.Bu teşvikler hem veri merkezi sektörü hem de ülke ekonomimizin geleceği açısından son derece sevindirici gelişmelerdir. Sağlanacak olan teşviklerden en iyi, en faydalı, en verimli şekilde yararlanılması gerekmektedir. Bizim de BTK olarak, bilişim alanında "Ben de varım, benim de fikrim var" diyen herkese kapılarımız sonuna kadar açık.” dedi.

 

KENDİ ALTYAPIMIZA SAHİP OLMAMIZ GEREKİYOR


İnternete bağlı cihaz sayısının her geçen gün arttığını,artık sadece bilgisayarlar ve akıllı telefonlar değil, akıllı ev aletleri, IP kameralar, arabalar ve daha birçok nesnenin internete bağlı hale geldiğini aktaran Sayan,“Nesnelerin interneti önümüzdeki süreçte, büyük veri ve yapay zeka gibi üzerinde en çok durulacak konuların başında gelmektedir.  Günümüzde, çoğunluğu tüketici tarafında kullanılan cihazlar olan Nesnelerin İnterneti, hayatı kolaylaştırması, sanayiye yön vermesi, siber tehdit unsuru olması gibi birçok yönden bizim de en çok üzerinde durduğumuz konulardan biridir. Artık her eşya, kendisi için atanmış işlevleri olan bir bilgisayar haline gelmektedir. Sorun, kendisi için atanmış işlevinin dışında işlev yapması ya da etkileşimlere girmesidir.

 

Geçtiğimiz Ekim ayında ABD’de nesnelerin Mirai “botnet”ine dahil edilerek siber saldırı amacıyla kullanıldığını hep beraber gördük ve yaşadık. Bu saldırı interneti tüm dünyada büyük oranda etkiledi. Ekonomik ve sosyal kayıplara neden oldu. Bu açıdan kameralar, buzdolapları, arabalar, akıllı TV’ler, tıbbi araçlar gibi her biri bilgisayar özelliğine sahip cihazların, saldırıya uğrayarak, saldırgan hale gelme potansiyeli taşıyor.Bu alanda kendi altyapımıza sahip olmamız gerekmektedir. Türkiye'nin bunu gerçekleştirmekten başka herhangi bir yolu yoktur. Hayatta, Kazanarak ya da Kaybederek yaşarız; ancak insanlık tarihini Kazananların kaleminden okuruz. Bunun unutulmaması gerekir.” ifadelerini kullandı.

 

SİBER DÜNYA SİBER GÜVENLİK RİSKLERİNİ ÖNEMLİ HALE GETİRİYOR


Gündelik hayatımızın giderek siber dünya ile iç içe geçtiğini ve bu durumun siber güvenlik risklerini daha da önemli hale getirdiğini ve tüm bu gelişmelerin siber güvenlikte bir paradigma değişimine ihtiyaç doğurduğunu belirten Sayan şöyle konuştu:

- Reaktif önlemler yerine artık önleyici koruma imkanları geliştirilmek zorunda. Maliyeti çok yüksek olan siber saldırıları tıpkı önleyici hekimlik uygulamasında olduğu gibi basit ve düşük maliyetli önlemlerle engellemek mümkün.

-Sistemlere yapılan erişimleri kontrol etmenin yanında güvenliği sağlamak için daha makro bir bakışla; iletişim altyapısında ve ağ seviyesinde kontrollere ihtiyaç var.

-Siber tehditler sadece ülke sınırları içinde kalmıyor. Siber güvenlik, coğrafyadan bağımsız ve uluslararası niteliği olan bir konu. İkili ve çok taraflı işbirliği imkanlarının kullanılması gerekiyor.

-Altyapı ve uygulamaların güvenlik zafiyetlerini gizlemek yerine kullanıcıları bu açıklıklar hakkında bilgilendirmek ve alternatifler arasında yetersiz olanların tercih edilmemesini sağlamak gerekiyor.”

 

SİBER GÜVENLİK ALANINDA ÇÖZÜM ÜRETEN TÜM FİRMALARA KAPIMIZ AÇIK


15 Temmuz terörist darbe girişim sonrasında siber saldırılarda da sayı ve büyüklük olarak artış yaşandığını aktaran Sayan, “Bu saldırıları USOM ve diğer paydaşlarımızla birlikte savuşturduk. 17 Ağustos’ta yayımlanan KHK ve daha sonra Meclisimizden de geçen yasa ile birlikte Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına bağlı olarak çalışmaya başladı. Geçmişten bugüne USOM’da gerçekleştirilen çalışmaları hızlandırarak ve daha da fazla kaynak ayırarak somut önlemleri devreye almaya devam ediyoruz. Siber güvenlik çalışmaları gündelik önlemlerle ve operasyonlarla ele alınamayacak kadar dinamik bir alan. Bu alanda hem uzun vadeli planları hem de gündelik operasyonları bir arada yürütmek zorundayız.Aynı zamanda, kamu-özel sektör işbirliği içinde teknolojiyi, güncel tehditleri ve önlemleri hep birlikte değerlendirerek hızlı reaksiyon almak durumundayız.Bu anlamda haberleşme sektörünün düzenleyici kurumu olarak biz (BTK) teknoloji sektörünün lokomotifi olan operatörlerimiz ile en yakın şekilde çalışıyoruz. Siber güvenlik alanında da çözüm üreten, proje üreten tüm firmalara kapımız açık. En üst düzey iletişimi sağlayarak zamana ayak uydurmak ve hatta ötesine geçmek zorunda olduğumuzun altını çizmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Eskişehir Yolu 10.Km No:276 06530 Çankaya/Ankara
© 2017 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - Tüm Hakları Saklıdır