SAYAN: "FİKRİ OLANA BTK’NIN KAPISI AÇIK"

22.2.2017

Etkinlik Videosu

Kamuda BT Yönetişimi ve Endüstri 4.0 toplantısında konuşan BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan,‘Ben de varım, benim de fikrim var’ diyen her bilişimciye BTK'nın kapısının sonuna kadar açık olduğunu belirterek, “Projenizi BTK'ya aracısız getirin, değerlendirilsin” dedi.

 

BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, Kamuda BT Yönetişimi ve Endüstri 4.0 konulu toplantıya katıldı.

 

Ankara Sheraton Otelde düzenlenen, kamu ve özel sektör temsilcilerinin devlet kurumlarının önderliğinde Endüstri 4.0 devrimiyle ilgili Türkiye projeksiyonunu üretmeleri için odak alanlarının tespit edilmesini amaçlayan etkinliğe BThaber Müdürü Murat Göçe, BTK Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanı Gökhan Evren, BTK Basın Müşaviri M. Davut Göksu ile kamu ve özel sektörden birçok temsilci katıldı.

 

YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMDE ÜRETİCİLERİMİZİN GAYRETİ TAKDİRE ŞAYAN


Türkiye'de kamu kesiminin bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımında öncü olduğunu, çok uzun yıllar Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan kaynak ve Ar-Ge personeli istihdamı konusunda da kamunun yine başı çektiğini anlatan Sayan şunları söyledi: “Bu durumun oluşmasında, Sayın Cumhurbaşkanımızın yönlendirmeleri doğrultusunda geliştirilen Bakanlığımızın ve Kurumumuzun politika ve düzenlemelerinin katkısı olduğunu biliyoruz. Biz bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya, bu durumu daima ileriye götürmeye kararlıyız. Bu hususta Türkiye'de yerleşik büyük üreticilerimizi, tedarikçilerimizi ve operatörlerimizi de başarılı çalışmalarından dolayı kutluyorum. Yerli ve milli ürün üretimi ve kullanımı konusunda henüz başlangıç aşamasına özgü seviyede olduğumuzu da kabul etmeliyiz ancak üreticilerimizin azmi ve gayreti takdire şayandır.”

 

PROJENİZİ BTK'YA ARACISIZ GETİRİN, DEĞERLENDİRİLSİN


Bilgi teknolojileri ve iletişim sektöründe üretim yapan kişi ve firmalara da çağrıda bulunan Sayan, "BTK olarak herkesi davet ediyorum. Hiçbir aracı olmadan gelin fikrinizi bize anlatın, sunun. Biz aracılarla uğraşmak istemiyoruz. Herkesin gelip bize fikrini anlatmasını istiyoruz. Bir fikirle bize gelenlerin önünü açacağımızı garanti ediyorum. 'Ben de varım, benim de bir fikrim var, ben de üretmek istiyorum.' diyen arkadaşları bekliyoruz." dedi.

 

İHTİSAS TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ OLUŞTURULACAK


Bir yıl önce Ar-Ge yasasında gerçekleştirilen değişiklikle “İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgeleri” oluşturulacağını,bu bölgelerin teknolojik ürünlerin tasarımı konusunda önemli katkı sağlayacağını belirten Sayan, “Ar-Ge faaliyetlerine daha fazla kaynak ayıran ülkelerin ve şirketlerin, daha fazla ihracat yaptıkları bir sır değil. Ülkemizde de orta düzeyli teknolojik alanlardan, yüksek düzeyli teknolojik alanlarda yapılacak Ar-Ge çalışmalarının sanayimiz açısından çok önemli katkıları olacaktır. İhraç mallarımızın kilogram fiyatının artırılması ancak Ar-Ge çalışmalarıyla mümkün olacaktır. Ar-Ge harcamalarımızın milli gelire oranı %1 seviyesine yükseldi, ihracatımızın kilogram değeri ise 1.5 dolar civarında. Ar-Ge harcamaları oran %3 olan ülkelerde ise ihracat ürünlerinin kilogram değeri 3 ila 5 dolar arasında değişiyor. Bu da biliyorsunuz ülkemizin hedeflerinden birisidir. Son yıllarda patent ve faydalı model başvurularında da artışlar olmuştur. Patent başvurusunda meydana gelen %1’lik artış, kalkınmaya %0.11’lik katkı sağlamaktadır.” şeklinde konuştu.

 

ENDÜSTRİ 4.0 BİLGİYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİYİ ÜRETİMİN ODAĞINA YERLEŞTİRİYOR


Sayan, endüstri 4.0 olarak adlandırılan dördüncü üretim devriminin bilgiyi ve yüksek teknolojiyi bu güne kadar en yüksek oranda üretimin odağına yerleştirdiğini aktaran Sayan,“Dolayısı ile lokomotif bir sektör olarak diğer sektörlere altyapı olanağı sağlama işlevinin çok daha üstünde temel işlevlere de sahip olacak. Bu nedenle artık, yalnızca veya daha çok haberleşme, yayıncılık, iletişim işlevleri ile yetinen bir sektör olmayacak. Buradan hareketle, bilgi ve iletişim teknolojisinin yönetişimi de kamu, özel, uluslararası, sivil toplum gibi çok taraflı ve çok katmanlı yapı içinde gerçekleştirilecek.” dedi.

 

DEĞİŞİMİN İÇİNDE YÖNLENDİRİCİ ŞEKİLDE VAR OLMALIYIZ


“Dijitalleşmenin getirdiği değişimlerin farkında olmak, "gelişmeleri takip etmek, anlamak, alıp uygulamaya çalışmak" şeklinde kalırsa, çok kısa zaman içinde oyunun dışında kalmak mümkün.” diyen Sayan konuşmasını şöyle sürdürdü:“Değişime ayak uydurmak, bizzat değişimin içinde yönlendirici şekilde var olmakla mümkün. Daha da önemlisi bu dijital değişimin-dönüşümün sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan desteklenen bir eko sistemin içinde gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bakış açısına tüm kurum ve kuruluşların yöneticilerinin sahip olduğunu, ancak bu bakış açılarının ne şekilde harekete geçirileceği konusunda ise alınması gereken yol olduğunu düşünüyorum. İşte burada, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün tecrübelerine ihtiyaç var. Tecrübelerimizi paylaşmamız, yol gösterici olmamız, ülke menfaatleri doğrultusunda çaba göstermemiz hayati önem taşımaktadır.”

 

2020 İÇİN NESNELERİN İNTERNETİ DAHİL 8 BAŞLIKTA HAZIR OLMALIYIZ


Dijital dönüşümün çok paydaşlı ve çok katmanlılığından söz ederken bir taraftan geleceğin teknolojilerini diğer taraftan bireysel ve kurumsal kullanıcıların eğilimlerini birlikte değerlendirmekte yarar gördüğünü belirten Sayan,“Kullanıcıların eğilimleri her geçen gün, genişbanttan mobil olarak daha fazla ürün, hizmet, yaşam tecrübesine ulaşabilmek yönünde gelişiyor. Geleceğin teknolojilerine baktığımızda da çeşitli çalışmalarda 8 başlık dikkatimizi çekiyor. Nesnelerin İnterneti, robotlar, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, yapay zeka, dronlar, 3 Boyutlu Yazıcılar ve Blockchain... 2020 için işte bu teknolojilere hazır olmak gerekiyor. Özellikle girişimcilerin yatırımlarını yaparken, stratejilerini belirlerken bu konuları gözden uzak tutmamaları gerekiyor. 2030'da en güçlü ekonomiler arasında gösterilen Türkiye için bu çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

 

HEM ÜRETİM HATTINDA AKTİF OLMALI HEM DE 7/24 ON-LİNE OLMALIYIZ


“Nasıl ki Sanayi 4.0, dijital dönüşüme bağlıysa, ülkelerin kalkınmaları da sanayinin, üretimin geliştirilmesine bağlı olacak.” ifadelerini kullanan Sayan konuşmasını şöyle sürdürdü:“Dünyadan kopuk, dünyadan bağımsız bir üretimden, sanayiden söz etmiyoruz hepiniz takdir edersiniz. Dünyaya entegre olmuş Türkiye, tüm insanlık için katma değer üreten tüm dünya üreticilerinin değerler zincirinin güçlü bir halkası olmak durumundadır. İçe kapanmış, iç piyasayı hedefleyen bir üretimle, bu değerler zincirinin bir halkası olmayı başaramayız. Küresel anlamda sürdürülebilir rekabet gücü elde edebilmek, kalkınma hedeflerine ulaşmak için hem üretim hattında aktif olarak ve hem de 7/24 on-line olarak bulunmamız gerekiyor. Dijital dönüşümün tetiklediği Sanayi 4.0, özetle bize bunu anlatıyor.”

 

BÜYÜK VERİNİN DOĞRU ANALİZİ, SANAYİ 4.0 İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR


Sanayi 4.0’ın temel bileşenlerinin birbirine bağlantılı makineler, çalışma birimleri ve sistemleri, yüksek teknolojili iş ve ürün üreten akıllı şebekelerin birbiri ile değer zinciri yaratacak ve her biri bir diğerini otomatik olarak kontrol edecek şekilde bir araya gelmesi olduğunu belirten Sayan, “Burada dikkatinizi çekmek isterim çok büyük veri söz konusu. Zaten big data günümüzün en önemli konularının başında geliyor. Bu büyük verinin doğru analizi, Sanayi 4.0 için hayati önem taşıyor. Veri hacmi dünyada hızla artmakta esasında. Ama bu verilerin analizi, güvenli bir şekilde saklanması ve ticari değere dönüşmesi için daha kat etmemiz gereken çok yol var. Halen her gün üretilen 2,5 kenttrilyonbyte verinin sadece yüzde beşini kullanmaktayız. Bu veriler kullanılması ile birçok yeni ürün geliştirmenin de önü açılmış olacak. Bu büyük verinin siber güvenliğinin sağlanması, sistem içindeki makinelerin güvenilirliği, çalışanların uyumları, üretim sürecinin tasarımı ve sosyo-ekonomik sorunların çözülmesi diğer önemli sorunlardan bazıları.” şeklinde konuştu.

 

KÖKÜMÜZDEN UZAK TEKNOLOJİK BİR DÜNYADA YAŞAMAMIZA İMKAN YOK


Konuşmasında, Necip Fazıl'ın;

 "Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak/Haykırsam kollarımı makas gibi açarak"mısralarına yer veren Sayan şöyle konuştu: “Yeni bir dünya kuruluyor. Bu dünya teknolojinin insanlığa sunduğu nimetlerin en yüksek seviyesini ifade eden yeni bir çağın başlangıcı. Bu çağ, rüyalarda görülebilecek ya da rüyalarda bile görülemeyecek bir yaşam tarzını getiriyor. Ancak hala bu çağın ruhu yok! Bu dünyanın ahlakî özneleri mevcut değil! Bu çağın Mevlânâ'sı, Bu dünyanın Yunus'u yok... Çağa ruh üfleyecek, felsefesini oluşturacak, metafizik rotasını çizecek bir anlayış ve algılayış mevcut değil... Bir tarafa inanılmaz bir kurtarılmış dünya sunarken, bir tarafı açlığa, savaşa ve mülteciliğe hapsetmek insanoğlunu sürdürülemez bir hayat ile karşı karşıya bırakacaktır... Medeniyetimizin bu hususta söyleyecek çok sözü var ve biz Bilişimcilerin, kökümüzden uzak bir teknolojik dünyada yaşamamıza imkan yok. Gencinden yaşlısına her kesimin kullandığı sosyal medyada, genel prensiplerin orada da geçerli olduğunu, "suçun suç, kötülüğün kötülük, ahlaksızlığın ahlaksızlık" olduğunu anlatmaya çalışıyorsak sahaya eksik malzeme ile gelmişiz demektir. Ki bu sanal dünyada yaşadığımız en temel sorunlardan sadece biri... Ve ben inanıyorum ki; Anadolu İrfanı dediğimiz algılama biçiminden ilhamla, bu alanda da inisiyatif oluşturacak ve Milli Şairimiz Akif'in dediği gibi "Asrın İdrakine" söyleteceğiz.” 


Sayan, kamu ve özel sektör bilişimcilerinin bir araya gelmesini sağlayan BTHaber’e teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Eskişehir Yolu 10.Km No:276 06530 Çankaya/Ankara
© 2017 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - Tüm Hakları Saklıdır