SAVUNMADIĞIN YER SENİN DEĞİLDİR

30.3.2017

Etkinlik Videosu

E-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nde konuşan BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan, siber saldırılara karşı daima teyakkuzda olmak ve önleyici tedbirleri sürekli geliştirmek zorunda olduğumuzun altını çizerek “Eğer biz, vatansever insanlar olarak bu işi ciddiye almazsak, bilmeliyiz ki, yarınlarımız olmayacak. Savunmadığın yer senin değildir.” dedi.

 

BTK Başkanı Dr. Ömer Fatih Sayan e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’ne katıldı. BTK ev sahipliğinde düzenlenen zirveye BTK Kurul Üyesi Figen Kılıç, e-Safe Kurucusu Musa Savaş, BTK Kurum Başkan Yardımcısı Dr. Ahmet Kılıç, Aysel Kandemir, Türk Telekom Siber Güvenlik Direktörü Ahmet Fethi Ayhan ve kamu ve özel sektörden birçok temsilci katıldı.

 

Gün boyu devam eden e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nde alanında uzman katılımcılar ülkemizin izlemesi gereken Siber Güvenlik yol haritasına ilişkin sunumlar yaptılar.

 

SİBER GÜVENLİK GİDEREK DAHA BÜYÜK ÖNEM KAZANIYOR

 

Teknolojinin getirdiği kolaylıkların yanı sıra dijital bu alanda güven tesis etmenin yolunun en önemli bileşenlerinden birisinin de sanal ortamda siber güvenliğin artırılmasından geçtiğini belirten Sayan, “Siber ortamdaki zararlı faaliyetlerin artık fiziksel dünyada da ciddi ölçüde etkileri olması, güvenlik kavramını sadece gerçek dünyada değil sanal ortamda da giderek önemli hale getiriyor. 2016 yılında dünya genelinde siber olaylara baktığımızda; DDoS saldırılarında artık 100 Gigabit/sn'lik girişimlerin sıklıkla karşılaşılır olduğunu, 500 Gigabit/sn ve üzerinde saldırıların yaşanmaya başlandığını, Mirai, Kaiten ve Spike botnetlerin bu tür saldırılarda en çok kullanılan botnetler olduğunu görüyoruz. DDoS saldırılarında kullanılan IP'ler bazında ise ABD, İngiltere, Almanya, Çin ve Rusya’nın başı çektiği raporlara yansımış durumda.Diğer yandan, dünya genelinde 2016'da en fazla karşılaşılan web saldırısı türleri; SQL injection,  Local File Inclusion (sunucudan dosya çağırma), Cross Site Script olarak görülmektedir.Tespit edilen zararlı yazılımlarda sayı olarak en fazla karşılaşılan tür; fidye yazılımları olup, 2016 yılında 400'den fazla farklı türde fidye yazılımı olduğu ve ticari kurumların karşılaştıkları siber olayların %12'sinin bu türde olduğu görüldü.” şeklinde konuştu.

 

585 KURUMDA SOME EKİPLERİ KURULMUŞ DURUMDA

 

Siber güvenlikte tüm kurumlar ve kuruluşlara önemli görevler düştüğünü, kritik kurumlarda kurdukları SOME ekiplerinin kendi sistemlerine yönelen tehditler ile ilgili tedbirler almasını sağladıklarını ifade eden Sayan, “2016 yılı fiziksel dünyada olduğu gibi siber dünyada da ülkemize yönelik iç ve dış tehditlerin, saldırıların arttığı bir dönem oldu. Örneğin, 2016 yılında bir önceki yıla göre hizmet engelleme saldırıları 6 kat arttı.Bu noktada son döneme ilişkin bazı rakamları paylaşmak gerekirse; ülkemiz genelinde kurulmuş olan Siber Olaylara Müdahale Ekipleri sayısı geçtiğimiz yıl %40 oranında artmış olup, bugün itibariyle 585 kurumda SOME ekipleri kurulmuş durumdadır. Diğer yandan;USOM üzerinden kurum kuruluşlara yapmış olduğumuz zafiyet bildirimlerinde 2015-2016 arasında yaklaşık 20 kat artış, kurum kuruluşlara yapmış olduğumuz alarm, uyarı ve genel güvenlik duyurularında ise 2016 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık 9 katlık bir artış söz konusudur.” dedi.


SAVUNMADIĞIN YER SENİN DEĞİLDİR

 

Siber saldırılara karşı hazırlık seviyesinin artırılması ve güvenlik seviyesinin yükseltilmesi için yapılacaklar olduğunun farkında ve daima ileri düzeyde teyakkuzda olmak ve özellikle önleyici mahiyette tedbirleri sürekli olarak geliştirmek durumunda olduğumuzun altını çizen Sayan, “Bütün bunlar bize, saldırganlar için zor bir hedef olma misyonunu yüklemektedir. Aslında bu sadece siber alem için değil, içinde yaşanan ve yaşanılan bütün sistemler için geçerli bir nokta. Medeniyetimizin kadim filozofları, bütün fizik alem için değerlendirmeler yaparken 3'e ayrılmışlar. Kimisi gerçek bir varlığının olmadığını, kimisi bir hayal olduğunu söylerken kimisi de gölgelerden ibaret şeklinde tarif etmiş. Siber dünyada aslında, içinde yaşadığımız fizik alemde oluşturduğumuz gölgeler şehrinden başka bir şey değil. Siber alemde izi, eli, işi olan ne varsa, fizik alemdeki bir varlığın gölgesinden ibaret. Siber alemin kendisi de başlı başına bir gölgeler dünyası; Bu alem gibi zafiyetleri ve kuvvetleri var; imkanları ve imkansızlıkları var. Fırsatları ve girdapları var; eskimesi ve yenilenmesi var; aynı zamanda korunması ve kaçınılması gerekenler var. Hırsız her yerde hırsız; güvenlik de her yerde güvenlik... Bize düşen süreç içerisinde teknolojik imkan ve kabiliyetleri artırarak, siber olayları gerçekleşmeden önce tespit etmek ve hızlı müdahale ve koordinasyon ile ortaya çıkabilecek zararları en aza indirme gayreti içindeyiz. Siber güvenlik seviyemizi artırmak için; teknoloji, insan kaynağı ve doğru şekilde tanımlanmış, geliştirmeye açık “Süreçler”  şeklinde üç temel bileşenin olduğuna inanıyoruz. İşte bu nedenle eğer biz, vatansever insanlar olarak bu işi ciddiye almazsak, bilmeliyiz ki, yarınlarımız olmayacak. Savunmadığın yer senin değildir.” ifadelerini kullandı.

 

SİBER DÜNYADA EMNİYETLİ BİR ORTAM SUNMAK ZORUNDAYIZ

 

İnternet ortamındaki tehditlerin bir diğer boyutunun ise; internetin doğası gereği belirli oranda kişilerin kimliklerini gizleyebiliyor olması yani anonim bir şekilde işlemler yapılabilmesi olduğunun altını çizen Sayan şunları söyledi:

 

“İnternette mutlak anonimlik söz konusu değildir. Yani internette yapılan her türlü işlem; yerli veya yabancı platformlarda, bir şekilde size hizmet sağlayan altyapılarda ve sunucularda kayıt altına alınmaktadır. Bu nedenle; interneti kullanırken gerçek hayatta suç olan her şeyin sanal ortamda da suç olduğu ve gerçek hayatta etik olmayan hiçbir şeyin sanal ortamda da etik olmadığını akılda tutmak gerekmektedir. İnsanı, gerçek anlamda insan kılan bir medeniyetin mirasçıları olarak; değerlerimizi yeniden keşfetmek ve bunları sanal dünyanın kuralları için de güncellemek boynumuzun borcudur. Fatih Sultan Mehmet'in bir beyti var; "Hüner bir şehir bünyâd etmektir / Reâyâ kalbin âbâd etmektir" yani (Asıl marifet bir şehir kurmak ve icraatlarla halkın kalbini kazanmaktır) Biz de Siber dünyaya insana en yakışan şekilde düzen getirmek, insanların faydalanacağı ancak zarar görmeyeceği, emniyetli bir ortam sunmak durumundayız.”

 

Sayan, E-SAFE siber güvenlik zirvesinin verimli ve hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek konuşmasına son verdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Eskişehir Yolu 10.Km No:276 Çankaya/Ankara
© 2017 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu - Tüm Hakları Saklıdır